Jun 15, 2011

nihal vs. cuddy





ben bu bacilari cok benzetiyorum. sanki yavrusu, sanki kardesi.

May 3, 2011

Olmayana ergen

Butun gun internet basinda otur, onu bunu kes, dedikodunun dibine vur,
bos bos konus, sonra "TV izlemiyorum." diye karizmatik oldum san.
Butun gun alisveriste ol, kiz/erkek muhabbeti yap, gunun suslenmekle
gecsin, sonra "İnternette chat yapmiyorum." diye havalara gir.
En gudik yabanci dizileri, filmleri bile izle, sonra Turk dizisi
izleyenlere tepeden bak.
Tek bi kitap okuma sonra millet internette diye sen daha kulturlu ol.
Arkadaslarini en son liseden edindin diye sen daha sosyal ol.
Sabah aksam Facebook'ta tanidik/tanimadik kes, sesini cikarma,
cikarana "Ay sen de hep online'sin." de.

Bunu denediler %100 calisiyor. Dayak yemek icin.

Bu "Ay sen hala bunlarla mi ugrasiyorsun, ben burda atom parcalarken."
kafasi, ezilerek yok olsun. Yok ki boyle dans. Kendinin kendin
olmuslugu haric hic bi amelinle karizmatik, akilli, vs olamazsin
yegen. He kendinin olmus halinde de bi nane yoksa zaten olamazsin.

Apr 10, 2011

procrastinasyonlardayim

Procrastinator

buraya bi sey yazicam aylar oldu. bu arada sunu koysam dedim ki burda da bulunsun. çok baskı oldu ama hala geçerliğini koruyor.

sen biraz bununla takıl blog ben geliyorum. yarın!

Feb 27, 2011

Architecture for Halk

Bazı filmler vardır, sana iyi hissettirir, benim gibin romantik komik bir kız isen ne dediğimi anlarsın, değilsen anladım sanarsın ama o anlamı başka yerde anlarsın. 

¨It's Complicated¨ nefret ettiğim Alec Baldwin'e rağmen hiç hoşlanmayacağımı sanmama rağmen seviverdiğim bi film. Bu filmden burada bahsediyorsam demek ki romantik komedi muhabbeti yapmayacağım.

Steve Martin filmde bir mimarı canlandırıyor, Meryl Streep'in bahçesine de bir ek yapacak olanından.. Planları gösteriyor kadın pek anlamadığı için üzerine planı araziye çiziyor 1/1 ölçekte. 

Film olmasa yapılır iş değil ama basmayan müşterim olursa ben de denerim ilerde. Zaten filmde çok bir şey anlatmıyor, senaryo gereği etkileniliyor, merdivenle üst kata çıkılıyor sanki bir kat çıkılmış gibi, yatak odasının potansiyel manzarası görülüyor.. 

Çocukluğumda çamlıkta evcilikleri böyle oynardık biz de, yerdeki çam yapraklarından duvarları çizerdik, odalar vs, biraz da mobilya.. Kimin fikriydi hatırlamıyorum, sanki racon oydu, Şimdi fikir benim desem cool dururdum ama emin değilim, çok sevdiğimi biliyorum. Onlardan sadece ben mimar oldum galiba ama her kimin fikriyse onun olmaması kötü olmuş. Filmde görünce aklıma gelmişti, bir yazayım dediydim ne zamandır..

Screenshot çaktım yine.

Feb 9, 2011

i love to hate you falan

romanlarda ki daha çok amerikan romanlarında; ki genelde bir bilim-kurgu, bir para-normal, bir dan brown, bir polisiye kafasında daha çok, hikayenin bir çaylağı olur. rahmetli michael crichton çok ekmeğini yedi bunun. böyle misal bi bilim ya da meslek adamı vardır. pek bilir. yanında da konudan hiç anlamayan bir genç vardır. ona anlatırken aslında sana anlatır. böyle istersen "anneye anlatır gibi" de, istersen "bilmem ne for dummies" de ama böyle bir gerçeklik var.

tabi bu kitapların ya da bu ayarda senaryoların da akibeti bu oluyor haliyle.

bazı insanların bu dünyaya geliş amacı bu gibi geliyor. özellikle ben deyim sanal ortamlarda, sen de sosyal medyada böyle bir insan çeşidi var. onlar sayesinde insanlar en ince ayrıntısına kadar anlatabiliyor. hani anlatmasa ucundan girecek konu tam 90'dan gol olabiliyor misal. "biri sorsa da daha fazla anlatabilsem." demene gerek bıraktırmayan adamlar bunlar. bunlar hikayenin çaylağı, bazen cahili. iyi ki varlar ki dünyayı ve bazı insanları daha iyi anlıyoruz, bazen de anlatabiliyoruz ve içimizde kalmıyor. hatta kendin de daha iyi anlıyorsun bazen.

işte böyle bir şey:


belli ki sevdiceğine yapmış maravilla ama kısmet.