enip'in dediği gibi çok çirkinsin. biri bizi bu evden sora da blogger'dan taşısın. olur mu?
May 14, 2009
gazeteci kimliğim
berkeley'in brower merkezi hakkında arkitera'da bi haber okudum. geri dönüşüm malzemelerini kullanmışlar gibin gibin gayeten bir haber. ki haberin en sonunda -ki demek ki biliyoruz kaynağında da öylesi var- bir klozet fotoğrafı var (fotoğraf görseli var demeye utandım) sifonu çekilmemiş sanıyosun ki değilmiş yağmur çamur suyuymuş. efenim senelerce hilton'un suları da böyle aktı o zaman. ki o ana kadar da eskilikten sandıydım "aydın doğan görmesin bahane eder" dediydim içimden. takdire şayan hareket diye onu da koyun.
hergün ben okurum ama link vermem kişisel husumetim var.
bu yazı niye kafam kadar oluyo biri bana açıklasın.May 13, 2009
acımasızlık
Nottinghamshire'da bir toplu konutta -çevirimin yalancısıyım- sıcak ortam olsun diye koyduk ayağı yapıp gençlerin siyah noktalarını, aknelerini yazıda ingilizcesi tam geçen haliyle, kabak gibi ortaya seren pembe ışıktan koyup, gençliği ordan uzak tutmaya çalışıyorlarmış.
şu ilen:
şu ilen:
içimizdeki fırat
şarj aletimin handan'da kalmasını bi opsiyon olarak gören ben, şarjsız geziyorum muntazaman. hatta sarjım belki de yetecek ama telefon sürekli kapalı.
"kim aramış" diye sürekli bunu anlamayan bir yarin telefonu mesaj diye gelmekte. arada açıp haber veriyorum. eve gidince ararım. enise'den ara gibi direktifler de olabiliyo.
dün "eve gidince aricam dedim ya" diye mesaj attım.
"her telefonu açınca şarj ettin sanıyorum ki ehe" dedi.
of çok yerim ikisini de.
"kim aramış" diye sürekli bunu anlamayan bir yarin telefonu mesaj diye gelmekte. arada açıp haber veriyorum. eve gidince ararım. enise'den ara gibi direktifler de olabiliyo.
dün "eve gidince aricam dedim ya" diye mesaj attım.
"her telefonu açınca şarj ettin sanıyorum ki ehe" dedi.
of çok yerim ikisini de.
May 10, 2009
Subscribe to:
Posts (Atom)
