öncelikle başlıkla ilgili alper bahçekapısı'nın yorumu şöyle: "bi kere tavlamışım yauuu daha ne okuycam". cenker'in konuyla ilgili kafa sallaması var sadece. ki ben o kafa sallamayı yerim. aslında o kafa sallama bu kafa sallama değil. o kafa sallama şu: cenker bi beyanda bulunduktan sonra kafa sallayıp, onaylıyo. -yukarı aşağı olarak tabi. ispanyol gibi sağ sol kafası değil- zekiyim, zekamla seni de etkilerim sana da o kafayı sallatıp onaylattırırım kafası mı o kafa bilmiyorum. burdaki "kafa" yakıştı.
neyse, bizim ilişkinin en büyük derdi cenker'in tek tabanca mı, tek kurşun mu, yalnız kovboy mu neyse ondan oluşu. -hepsi de vurdulu kırdılı tabirlermiş-. biz evde otururken cenker'i biri arasa ve "napıyosun?" dese, "oturuyorum" der ve karşı taraf onun benimle olduğuna ya da yalnız olmadığına dair hiç bi ipucuyu o konuşmada alamaz. sonra biriyle buluşcaz misal, evden çıkcaz. cenker "geliyorum" diye konuşur telefonda. ben de kendimi hep "orda acaba benim geldiğimi bilen var mı?" diye düşünürken bularım, gidince de masadaki tabakları sayarım fazlalık mıyım acaba diye ya da gözlerinin içine bakarım "beni gördüğüne şaşırdın mı?" testi yaparım. bu pis bi his. blogu okumadığından tabi ben bunu hep derim kendisine ama ilerleme kaydetmedik. bi kere cenker "oturuyoruz" ya da fiili önemsiz, kipi önemli bi cümle kurdu. "vay anasını" dedim içimden ki bana baktı, "bak yaptım" göz açması yaptı. tüh dedim reflektif değil bi hareketmiş.
geçende bunu düşünürken farkettim sebebini. yukardaki benimlen "matrak" geçiyor. -matrak geçmek de babamın lafı-. şu dünyada insanlığa dair en sevmediğim hareketlerden biri, sizli bizli konuşmak. bi çok muadiliyle yarışır. heralde hayatımdaki erkekin sizli bizli konuşması kadar kötü bişe olamazdı heralde. -ki aslında diğeri olarak babam bazen değil hatta çok zaman "sen giderken biz dönüyoduk" gibi ülkücü laflar ediyo ona da fena oluyorum ama daha kötüsü olabilirdi de-, -mesela babamın ülkücü olması-. neyse şu kadar lafı yazdım ki şunun için: -böyle de devrik cümle olmaz olsun-
içten içe ettiğim "allahım süphaneke bihamdik, sürekli biz diye konuşan bi erkek arkadaşım olmasın" dualarım kabul oldu ve biz yerine bile ben diyen bi erkek arkadaşım var.
yüce manitu sana bir çift lafım var: komiksin vesselam.
dua ile duymak arasında etimolojiköman bi ilişki var mı acaba?
yüce manitu 2: bu bir dua değildir, duymak zorunda değilsin.
6/18/2009
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

1 commentaires:
anliyorum kardesim. benim manita da oturuyoruz'dan baska laf bilmez idi. ben kipden cok bu oturma fiiline takmistim. ne oturmasi yaa ne guzel egleniyoruz, mutluyuz asigiz , firinda borek ocakta cay,her dakka diskolardayiz, daha dun zutturu muzesine gitmedik mi ne oturmasi leennn diye ego yapiyodum, mutemadiyen askimizin PRini yapsin istiyodum aleme karsi. sonra tirtlamamaya basladim. ama eskiden nie gicik oluyodum simdi nie olmuyorum onu da bilmiyorum.
Post a Comment